Eğitim-İş Akhisar Temsilciliği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirdiği basın açıklamasında kadın cinayetleri, ekonomik eşitsizlik ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekti. Açıklama, Kırkağaç Temsilcilik Başkanı Meriç Yiğit Köker
tarafından okundu.
"Emekçi Kadınların Mücadelesini Selamlıyoruz"
Köker, açıklamasında 8 Mart'ın tarihsel olarak emekçi kadınların sömürüye, baskıya ve eşitsizliğe karşı sesini yükselttiği bir mücadele günü olduğunu belirtti. "Bugün bir kutlama değil, mücadele günüdür" vurgusunu yapan Köker, kadınların yaşamını kuşatan kapitalist sömürü, eşitsiz ücret ve şiddet politikalarına tepki gösterdi.
İki Fatma Nur'un Acısı
Eğitim-İş, açıklamasında 2 Mart'ta okulunda katledilen Fatma Nur Çelik ve aynı gün hayatını kaybeden aynı ismi taşıyan Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra'yı da hatırlattı. Köker, bu ölümlerin tesadüf olmadığını, kadınları korumaktan aciz, kız çocuklarını eğitimden koparıp tarikatların insafına bırakan sistemin doğrudan sonucu olduğunu ifade etti.
Kadınlar İş Hayatında da Eşitsizlikle Karşı Karşıya
Sendika, kadınların iş hayatında maruz kaldığı eşitsizliklere de dikkat çekti. TÜİK Ocak 2026 verilerine göre işgücüne katılım oranı erkeklerde %70, kadınlarda %34,4; istihdam oranı erkeklerde %65,3, kadınlarda %30,9'da kaldı. 3 yaş altındaki çocuğu olan kadınların istihdam oranı yalnızca %26,9 iken erkeklerde bu oran %90,9 olarak kaydedildi.
Eğitimde ve Toplumda Eşitlik Mücadelesi
Karma eğitim sistemine yapılan müdahaleler, kız çocuklarının eğitim dışında kalmasına ve erken yaşta evlendirilmesine yol açarken, kadınların kamusal alandaki görünürlüğü de sınırlandırılıyor. Eğitim-İş, toplumsal cinsiyet eşitliği için laik, bilimsel ve çağdaş eğitim sisteminin korunmasının önemine vurgu yaptı.
Eğitim-İş'in 9 Maddelik Acil Talep Listesi
Açıklamada kadınların eşit ve güvenli bir yaşam sürmesi için şu talepler öne çıkarıldı:
İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülmeli, caydırıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli.
Kadınların maruz kaldığı şiddet, taciz ve mobbing engellenmeli; ILO 190 ve 6284 sayılı kanun etkin uygulanmalı.
Laik, bilimsel ve karma eğitim korunmalı; kız çocuklarının eğitim hakkı güvence altına alınmalı.
Çocuk yaşta evlilik ve eğitim dışı bırakılmaya karşı mücadele edilmelidir.
"Eşit işe eşit ücret" uygulanmalı, kadınların ücret eşitsizliği sonlandırılmalı.
Annelik, gebelik veya medeni durum istihdam engeli olmaktan çıkarılmalı.
Ücretsiz ve nitelikli kreşler açılmalı; annelik ve babalık izinleri yasal güvenceye alınmalı.
Siyasi ve idari kadrolarda kadın temsili artırılmalı.
Kamu kurumları, özellikle okullarda güvenlik önlemleri artırılarak eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalı.
Köker, açıklamasını "Kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürebilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz" sözleriyle sonlandırdı.