Süleyman Kollu

Tarih: 11.05.2018 18:53

KUPA BEREKETİ

Facebook Twitter Linked-in

Aslında dört sezondan beri adını birçok ilklerle duyuran Akhisarspor´u Türkiye´de sporu gerçekten sevenler tanıyor ve ilgi ile takip ediyordu. Ancak bunların sayısı o kadar az ki; yaygın medyanın dillendirdiği dört büyüklerin yanında çok sönük kalan ifadelerle geçiştirilen bir Akhisarspor başarısı vardı. Öyle ki; Türkiye Kupası ve Ziraat Türkiye kupası adıyla en çok kupayı müzesine götüren Galatasaray´ı yarı finalde saf dışı bıraktığında bile Galatasaray´ın başarısızlığı üzerinden haber yapan sayın(!) yaygın medya organları tur atlayıp finale çıkan takımdan ummadık taş ifadesiyle bahsedip  sayın futbol lobilerini, baronlarını fazla kızdırmamayı başarmışlardı.

Ummadık taş; 110 yıllık futbol kültürünün beslediği ve en nihayetinde 48 yıl önce üç güzide takımın birleşmesi ile kurulan, sporun dostluk ve kardeşlik içinde adilce bir yarışma olduğunu özümsemiş, bunun yanında kendisine yapılan haksızlıklara sessiz tepki göstererek edebini ve saygınlığını yitirmemiş 160 binlik şehrin ilçe takımı idi. Bu şehrin 48 yıllık bir peri masalı hayali olduğunu, kendisine memleket meselesi anlayışıyla doyasıya, sevesiye sahip çıkan taraftarına borcunu ancak böylesine güzel bir kupa hediye ederek ödeyebileceğini de gayet iyi biliyordu.

Final maçında Diyarbakır Stadyumu tribünlerinden bu sevginin sahaya taşmasını engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapan anlayışa karşı en vakur duruşunu sergileyip onurlu mücadelesini yapan bu takım en dipten en tepeye tüm bireyleri ve takım ruhu ile tümden saygıyı, övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Hak ettiğini , kör göze parmak misali gösterdiği için tebrik edenler sözüm sizlere; bu takım bu övgüyü kupayı kazandığı için değil, bu mücadelenin hakkını vermeyi başardığı için hak ediyor. Yaygın medyada bir Akhisarspor haberi bolluğu, bereketi var. Bu tabii ki kupa bereketi. Kazara Fenerbahçe´nin kupayı kazanması halinde sizlerin Akhisarspor ?un başarısı adına  tek bir kelam etmeyeceğinizi de gayet iyi biliyorum.

 Beyler; şunu da sizin iyi bilmenizi istiyorum. Bu takım köklü, temelleri gerçek spor kültürüne dayalı, yönetimi, taraftarı, idari yönetimi ve takım ruhuyla bütünleşmiş gerçek sportif ruhu taşıyan bir takım. Bu belki bir ilk, ancak bundan sonra bu takımın başarılarından daha çok bahsedeceksiniz. Bu yüzden 11 kişilik karşılıklı iki takımla oynanan futbol oyununa bir takımın penceresinden bakmaktan vazgeçin. Bırakın lobiler, baronlar üzülürse üzülsün, gerçekleri, gördüğünüzü söylemekten, yazmaktan çekinmeyin. Belki bir takım kayıplarınız olacaktır. Ancak inanın bu, gazetecilik etik değerlerinizi kaybetmekten iyidir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —