ÇALIŞAN GENÇ ESNAF SABAH NAMAZINDA BULUŞTU

YABANCILAR İÇİN TÜRKÇE ÖĞRETİMİ A1 KURSU AÇILIYOR

MEVLİD KANDİLİ DUALARLA İDRAK EDİLDİ

SAKARKAYA’NIN İÇME SUYU DEPOSU SAĞLIKLI

BÜTÇE PERFORMANSIYLA 30 BÜYÜKŞEHİR ARASINDA BİRİNCİ

SU BASKINLARI OLMAMASI İÇİN MASKİ’DEN AÇIKLAMA

BOŞNAK “HUKUKİ HAKLARIMIZI SONUNA KADAR KULLANACAĞIZ”

Akhisar Çevre Derneği, atık sularını çevreye kontrolsüz boşaltan işletmelere yönelik tepkisini basın açıklaması yaparak gösterdi.

Tahir Ün Caddesi Öğretmenevi önünde 27 Eylül Pazartesi günü saat 18.00'de gerçekleştirilen basın açıklamasında Erdan Boşnak tarafından okunan yazılı metinde şu ifadeler yer aldı:
"Akarsularımızın temizliği çevre konusunun belki de en önemli başlığı. Akhisar ve civarında gidip baktığımız bütün çaylar simsiyah akıyor. Bu geçen yıl da böyleydi, ondan önceki yılda, 20 yıl önce de.
İşletme atık sularının bertaraf edilmesi için bunları çaylara bırakmak bir çözüm olarak belirlenmiş, hiç değiştirmeden bugüne kadar gelinmiş. 
Akhisar'ın evsel atığının arıtıldığı yeni mezarlık yanındaki belediye arıtması gözlediğimize göre çalıştırılmıyor, ya da tam çalıştırılmıyor. Deşarj noktasından çıkıp Moralılar Mahallesinden geçerek giden çay, ağır bir lağım kokusunda ve siyah akıyor. Arıtmadan çıkan temizlenmiş suyla dolu olan bir çayın bu halde olmaması gerek. Çevre şehircilik Müdürlüğüne ziyaretimizde bundan bahsedince bakım olduğunu söyledi. Ancak bakımda olduğu da kamuya açıklanmış olmalıydı. Ayrıca kirlilik sadece şimdiki olay değil, devamlılık arz ediyor.
Baktat arıtmasından gelen su kirli. Atık sularını başka bir arıtmaya gönderiyor olmalarına rağmen, kendi arıtmalarından hala çaya kirli su akıyor.
Gölmarmara’daki Ünlü tarım salça fabrikası atık suyu kirli. Çaya bırakılıyor. Bacasında filtre yok, doğrudan havaya bırakılıyor. Buranın gerekli önlemlerini alması gerekiyor.
Akhisar organize sanayiden gelen sular kirli. 
En büyük kirlilik merkezlerinden biri, yoğun üretimin yapıldığı yer Zeytinliova. Buradaki işletmeler uzun yıllar önce bir arıtma yapmaya çalıştılar. Para toplandı müteahhite verildi, ancak arıtma yapılmadı müteahhit kayboldu, dolandırıldılar. Çalışmanın devam ettirilmesi gerekirken arkası bırakıldı. Uzun yıllardır atık sular çaya bırakılıyor, oradan Gediz'e. Şimdilerde burada yapım konusu tekrar ele alınıyor, ancak bu lafta kalmamalı, zaman geçirmeden arıtmanın yapılması gerekiyor. 
Zeytin ihtisas OSB en büyük kirlilik merkezlerinden biri. 2016’dan beri 5 yıldır kirli sular çaya bırakılıyor. Gediz’e, oradan Ege’ye giderken yol boyunca tarlalar bu kirli suyla sulanıyor. Ve orada üretilen ürünler bizim soframıza geliyor.
Novada ‘ya giderken soldaki zeytin işletmelerinin atık suları Akhisar arıtmaya gidiyor. Evsel atıkların bir havuzda toplanıp içindeki bakterilerle temizlenmesine biyolojik arıtma denir. Zeytin atık suyu evsel atık sudaki bakterileri öldürür, buda biyolojik temizlemeyi engeller. Bu yüzden bunların kendilerine uygun bir arıtmaya aktarılması bir an önce planlanmalı bunun için taahhüt alınmalı ve iyi bir şekilde takip edilmeli. 
Yine Bekirlerden medara doğru çay boyundaki 18 işletme bir araya gelip bir arıtma yaptılar. Akhisar arıtma. Bu güzel bir olay. Ancak gidip yerinde göz dediğimizde deşarj noktasında suyun çok kirli olduğunu ve ağır bir koku yayıldığını gördük. Bu çalışmanın denetlenmesi gerekir.
Toplu halde olmayıp yol kenarlarında mahalle içlerinde dağınık yerleşmiş işletmelerin atık suları için bir çözüm bulunmalı, bu küçük büyük işletmeler tek tek tespit edilerek yakın olanlar arasında bir grup oluşturup, bunlar arıtmayı ortak çözmeye sevk edilmeli. Bunun için proje süresi verilmeli kredi olanakları yaratılmalı ve takip edilmeli.  
Büyük işletmelerde arıtması olanların arıtmadan kirli su bırakmasına müsaade edilmemeli. Atık su arıtma sistemi kuran işletmelerin maliyeti yüzünden bunu ya çalıştırmadığı ya da yarım çalıştırdığı söyleniyor. Bu da denetlenmeli. Bunlar Zersalça, Baktat, Kaanlar, Akhisar Organize Sanayii, Keskinoğlu,  Akhisar arıtma. 
Bunlar tabii ki bir masraf yapılmasını gerektiren bir şey. Ancak sıkı bir denetleme ile hayata geçebilir. Kesilen cezaların arıtmaya harcanacak paranın yanında çok az olduğu bu yüzden işletmelerin cezaya razı olduğu söyleniyor. Siyasi iradenin nerelerde hangi para cezaları uyguladığını görüyoruz. Sorun buysa yetkili kurumların bu kararı aldırabilecek gücü var.
Ancak bazı işletmeler arıtma yapıp bazıları yapmazsa, yapan işletmelerin üretim maliyeti artacağından rekabette diğerlerinin altında kalır. Bu yapana haksızlık olur. Bunun takibi de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne düşüyor.
GÖRDES META NİKEL A.Ş. NİKEL MADENİ
Bütün bunlara bir kirletici alanı daha ekleyelim: Gördes Nikel Madeni.
Ormanın içinde sülfürik asit kullanılarak işletilen bir maden. İşletmede atık sular derinliği 61 metre olan ve şimdilerde üst üste iki kez yanlardan yükseltilen bir havuzda toplanıyor. Bu atıkların zararsız bir şekilde yok edilme şansı yok. Havuzda üstü açık olarak tutulan bu suyun buharlaştırarak eksiltilmesi düşülüyor.
Yani nasıl evsel ve sanayi atıkları denize atılıyor, nasılsa koca deniz içinde kaybolur deniyor, aynısı ormanın temiz havasına sülfürik asit bırakılarak yapılıyor. Buharlaştırma ile yeterli eksiltmeyi sağlayamayan şirket, suyu havaya püskürterek buharlaştırmayı hızlandırmayı düşünüyor. Sonra bu, suya, doğadaki canlılara,  bölgede üretilen sebzelere, insanlara asit olarak yağıyor.
Kirlenen sular da Gürdük çayı üzerinden Gediz'e gidiyor. Bu durumdan bizim kadar Çevre şehircilik müdürlüğünün de rahatsız olması gerekir.
Şimdilerde Dağdere bölgesinde yıllık 1000 000 ton kapasiteli sülfürik asit fabrikası kurmayı planlıyorlar. Yani çevreye verecekleri zararı katlamayı düşünüyorlar.
Suyumuza havamıza toprağımıza ve tüm doğal yaşama zarar verebilecek bu girişimden bir an önce vazgeçilmelidir, ilgili kurumlar bunları onay vermemelidir.
Akhisar çevre Derneği olarak bütün bunların takipçisi olup, yapanları halkımıza şikâyet edeceğiz. Bu konuda gereğini yapmayan kişi kurum ve işletmelere karşı hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız."


Haber Kaynak : haber merkezi